close
golge011

Last seen: 4 months ago

Gokce is a 30 year old guy from Eskisehir, Turkey

Welcome. Here you'll find technology stuff, pages about renewable energy, sites about writing and some pictures to lure unaware stumblers in. You might even Vote for me. The archives: 10 | 20 | 30 | 40 | 50 | 60 | 70 | 80 | 90 | 100 | 110 |

  • Smashwords - Cin Büyüsü - A book by Gökçe Mehmet AY
  • Smashwords - Uyurun Laneti - A book by Gökçe Mehmet AY
  • Tuzla katliamý / Politika / Radikal Ýnternet

    Rated May 21 2008 1 review news, turkce radikal.com.tr

    Yaratılmışların en şereflisi' insana saygısını yitirmiş, gözü iktidar ve paradan başka şey görmeyen Müslümanlar, Kürt'e karşı bir güç olmanın ötesinde `Türk'ün veya Türkiyelinin canının değeri ile ilgilenmek gibi bir derdi olmayan milliyetçiler, Avrupalı olma sevdasını demokrasi iştahı diye yutturmaya çalışan AB'ciler, tırsmış pısmış solcular, işte siyasi sahneyi kaplayan bunlar.
    Bu şartlar altında, aslında Tuzla'da ölenlere sahip çıkacak kimse yok. Kem küm, lafı güzaf, hepsi bu. İş güvenliği, taşeron sistemi, emeğin örgütlenmesi ihtiyacı, bunlardan bahsetmek için bir yılda sadece bir bölge ve işkolunda 21 kişinin sapır sapır ölmesi gerekmiyor. Birçok işkolunda, işyerinde iş güvenliğinden eser yok, ekonomik düzen ucuz, güvencesiz, güvenliksiz emek istiyor, tüm düzenlemeler, sesi, cebi güçlü olanların çıkarları üzre işliyor. Olay bu.
    `Çağdaş medeniyet' düzeyi, demokratik, özgür toplum hayali diye yutturulan AB, her konuya müdahil, ama bir kez bile `Burası nasıl ülke, işçinin hiç mi güvenliği olmaz' diye ses ettiklerini duydunuz mu? Demokratik bir toplum için, Fener Rum Patrikhanesi'nin ekümenik olması mı daha önemli, insanlarının asgari can güvenliğine sahip olması mı?
    Samimiyetsizlik, ikiyüzlülük diz boyu.
             Tuzla katliamý / Politika / Radikal Ýnternet
  • Ahmet Haþim - Karanfil

    Rated May 16 2007 1 review blogs, turkce, siir siirdefteri.com

    From the page:
    "Karanfil

    Yarin dudağından getirilmiş
    Bir katre alevdir bu karanfil,
    Ruhum acısından bunu bildi.

    Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer
    Kızgın kokusundan kelebekler,
    Gönlüm ona pervane kesildi.

    katre = damla

    1923
    Ahmet Haşim
     Ahmet Haþim - Karanfil
  • http://bucon.bufrp.com/
  • Ýstanbul Modern

    Rated Apr 13 2007 1 review movies, turkce istanbulmodern.org





    Renaissance didn't make to theaters in Eskisehir, maybe I'll catch it in Istanbul Modern. Do you have any idea how it is?
    Ýstanbul Modern
  • Radikal-çevrimiçi / Politika / ABnin ayýbý ve Kýbrýs

    Rated Mar 27 2007 1 review politics, turkce radikal.com.tr

    Normalde bir yazıyı komple alıntılamayı sevmiyorum, ancak Murat Yetkin'in bu yazısı çok başarılı. AB'de giderek yükselen ırkçılığı ve kendisinin çekinerek kullandığı AB'ye üye ülklerdeki aymazlığı güzel anlatıyor.

    "Önceki akşam Yunanistan milli bayramı davetinde bazı AB diplomatlarının sorularına muhatap olmasaydım, bu yazıyı yazmayabilirdim. Ama artık farz oldu.
    Avrupalı diplomatlar, kimi iyi niyetle, kimiyse müstehzi bir ifadeyle Türkiye'nin hafta sonu Almanya'da yapılan Avrupa Birliği'nin 50'nci yıldönümü kutlamalarına davet edilmemesini nasıl karşıladığımızı, ne düşündüğümüzü merak ediyorlardı. "Bunu siyasi bir adım olarak görüp, tepki üretmeyi reddediyorum" diye yanıt verdim; "Bu davranışı tanımlayacak tek kelimem var: Kabalık".
    Türkiye'ye yapılan, ayıptır. Türkiye'nin aday üye olduğu için, diğer aday üyeler Hırvatistan ve Makedonya ile birlikte davetin dışında tutulduğu gerekçesini, kültürel zenofobiye (yabancı düşmanlığına), kültürel ayrımcılığa bulunmuş bir kılıf ve insan aklıyla, zekâsıyla alay etme girişimi olarak görüyorum. Bu girişimi terbiyesizce buluyorum.
    Bu girişimin arkasında, çok tehlikeli bir eğilim olarak gördüğüm kültürel ayrımcılığın, şimdi Avrupa sağı tarafından yeniden üretilişini, mahcup sahiplenilişini buluyorum. Daha önce Avrupa'da faşizmin ve Nazizmin zemin bulmasına neden olan kültürel ayrımcılık, şimdi 50 yıl sonra ne yazık ki, modern çağın en başarılı barış ve kalkınma projesini başlatan Fransız ve Alman siyasetçiler tarafından siyasetlerine temel harcı yapılıyor. Türkiye bu siyasetin ötekisi' olarak dışlanmak isteniyor, Avrupa'nın yeni Yahudileri yerine konulmak isteniyor.
    Türkiye'yi bu toplantıya davet etmemenin kendisini dışlanmış ve küçümsenmiş hissetmesine yol açması ve trenden inmesiyle sonuçlanması amaçlandıysa eğer, bu haraketin ancak ona başvuranı küçük göstereceği bilinmeli.
    AB Dönem Başkanı olarak evsahipliği yapan Şansölye Angela Merkel, evsahipliği tarihinde bunun yüz ağartıcı bir kayıt olarak anımsanmayacağını ileride daha iyi görecektir. Berlin konuşmasında kendisinin de ifade ettiği gibi, hiçbir şey aynı kalmaz. Alman halkının yüksek kültür birikimini değil, dönem dönem yaşadığı kötü alışkanlıklarının izi olarak görülebilecek bu tutum da değişecektir, toplumun yasaları değişeceğini söylüyor.
    Almanya değil, ama şu anda iktidarın büyük ortağı olan Alman Hıristiyan Demokrat Parti ve onun lideri Merkel, Türkiye'yi salt Türkiye, Türkleri de salt Türk oldukları için dışlamaya çalışırken, kendi dönem başkanlığında dört müzakere başlığının açılacağını da ilan ediyor. Türk halkı bu tutumun da koalisyon ortağı Alman Sosyal Demokrat Parti'den ve Yeşiller'den kaynaklandığını bilmeli. Avrupa'da oy hakkına kavuşan Türkler de, Avrupa'da kimin kendine dost, kimin değil olduğunu görebilecek olgunluğa erişiyor neyse ki.
    İşin siyasi yönünde, eğer Türkiye'yi kutlamalara davet etmeyerek Kıbrıs Rumlarını tanımamaları cezalandırılmak isteniyor ve bunun Ankara'nın silkinip "Hemen gereğini yapalım" demesiyle sonuçlanacağı bekleniyorsa, o zaman durum daha vahim demektir. Kabalığın yanı sıra bir de aymazlıktan söz etmek gerekebilir.
    Türkiye'nin AB hedeflerine en çok destek olan İngiltere'nin dahi, dört müzakere başlığının açılması karşılığında Türkiye'nin Kıbrıs Rum cumhuriyetinin bazı uluslararası kuruluşlara üyeliğini onaylamasını beklediği görülüyor. Dün Ankara'da olan İngiltere Dışişleri Bakanı Margaret Backett'in (İran'ın esir aldığı askerlerini kurtarmanın yanı sıra) ilgilendiği noktalardan biri de buydu.
    ..."

    Devamını sayfadan okumanızı tavsiye ederim.
    Radikal-çevrimiçi / Politika / ABnin ayýbý ve Kýbrýs
  • Radikal-çevrimiçi / Sanal Alem / Hýrsýza âþýk olan maðdurun öyküsü
  • http://www.zifir.org/silence?p=87

    Rated Mar 01 2007 1 review writing, turkce zifir.org

    İstanbul'da geçen büyülü bir hikaye.

    Sayfadan: "Topkapı sarayının altında loş bir büroda çalışıyordum. Harem dairesinin altında az kişinin bildiği bir yer altı deposunda 3 numaralı odadaydım. Üniformamın boğazı sıkıyordu, karşı masada oturan binbaşı olmasaydı kravatımı gevşetirdim. Yanındaki üsteğmen hanım geldiklerinden beri ne bir kelime laf söylemişti ne de oturduğundan beri hareket etmişti. Kimin önce konuşmaya başlaması gerektiğine emin değildim. Eğitimde böyle bir durumda ne yapmam gerektiği öğretilmemişti. Üç aydır çaycı Tarık dışında kimse odama gelmemişti. Onu çağırıp çay söylesem askeri protokole ters mi olurdu bilmiyordum."
    http://www.zifir.org/silence?p=87
  • http://www.zifir.org/silence?p=78