close
bluetree

Last seen: 1 hour ago

bluetree is a person from Ankara, Turkey

a simple person from Turkey, a Muslim, a lover of compassion, friendship, love, modesty, honesty, sincerity, justice, tolerance, peace, wisdom, sweet hearts, beautiful faces, humanity, kids, animals, nature, books, travel and poetry.

  • Düşünce Kahvesi

    Rated Apr 24 2009 1 review turkce, kultur sanat, tarih, siyaset, edebiyat dusuncekahvesi.net

    dusunce ve insan odakli blog; sitenin dizininde yer alanlar...
    * aşk (34)
    * düşünce (49)
    * edebiyat (42)
    * eğitim (13)
    * felsefe (8)
    * fotoğraf (35)
    * hayvanlar alemi (6)
    * hikmet (42)
    * iktisat (17)
    * insan (70)
    * kadın (7)
    * kahve arşivi (7)
    * kitap (31)
    * kültür-sanat (26)
    * linkler (3)
    * medya (3)
    * mevlana (21)
    * müzik (35)
    * sinema (6)
    * siyaset (86)
    * sosyal bilimler (12)
    * sosyoloji (37)
    * söyleşi (26)
    * tarih (64)
    * türk dış politikası (33)
    * türkiye-ab ilişkileri (39)
    * uluslararası ilişkiler (40)
    * video (47)
    * yeryüzü (17)
    * çocuk (8)
    * şehir-gezi (20)
    * şiir (35)
    Düşünce Kahvesi
  • Mehteran Floridada - 2 (19 Nisan 2009)

    Rated Apr 20 2009 1 review history, turkce, music, turkey, ottoman youtube.com

    Ottoman Army Band played a beautiful Azeri song at 3rd Florida Turkish Fest (Fort Lauderdale, Florida / April 19, 2009)


    Mehteran Floridada - 2 (19 Nisan 2009)
  • MEVLANA’NIN AÞK VE ÝNSAN FELSEFESÝ | Semazen Akademik
  • Düşünce Kahvesi: Müzik Pınarı (V):  Ferhat Göçer Åžarkıları
  • Düşünce Kahvesi: Düşünce Kahvesi 2008 ArÅŸivi
  • Düşünce Kahvesi: İspanya Deneyimi: AB Yolunda Türkiye'ye İlham Kaynağı Mı?
  • Düşünce Kahvesi: Mevlana Rumiden (VII)

    Rated Nov 20 2008 1 review sufism, books, turkce, kitap, mevlana dusuncekahvesi.net



    Ýnsanlarda gördüðün birçok zulümler, senin huyundur. Sen, kendi huyunu onlarda görüyorsun. Senin varlýðýn, nifakýn, zulmün, gafletin onlara aksetmiþtir.

    Akýl ve zekada kemale ermekle insan Hakk'a varamaz. Allah'ýn fazlý, keremi ancak kýrýk kalpleri, yýkýk gönülleri arar.

    Baharlarýn tesiriyle hiç taþ yeþerir mi? Sen de toprak ol ki renk renk çiçekler bitiresin. Yýllardýr gönüller inciten, kalpler kýran taþ oldun. Denemek için bir zaman da toprak ol!

    Gönül gözü açýk olanlar, hangi hayvana, hangi bitkiye bakarlarsa baksýnlar, Allah'ýn sanatýnýn, güzelliðinin bahçelerinden manevi gýdalar alýrlar. Bundan dolayýdýr ki Hak aþýklarýna, "Nereye dönersiniz donun, orada Allah'ýn yüzü, Allah'ýn güzelliði vardýr" buyuruldu...Hak aþýklarý da güzellerin yüzlerinde Hakk'ýn güzelliðini görürler.

    Ölüm gününde ulu bir bey olmak için ecel vaktine kadar iyi tohumlar ekmek gerek.

    Kendini, kendi vasýflarýndan (kötü huylarýndan, nefsani isteklerinden) kurtar, temizle ki; saf, temiz gerçek varlýðýný, lekesiz zatýný, ilahi özünü göresin.

    Sevgi ve acýma hissi, insanlýk vasfýdýr; hiddet ve þehvet ise hayvanlýk vasfýdýr. Kadýn, sadece sevgili deðildir, Hakk'ýn nurudur.

    Ýnsan ikinci defa doðunca (yani ana rahminden doðduðu gibi, kendi bedeni rahminden de doðup nefsani arzulardan kurtulunca), illet ve sebepleri ayaðýnýn altýna alýr.

    Hz. Adem'in iþlediði kusur, karýn ve cima yüzünden oldu. Fakat Ýblis'in suçu, ululuktan ve mevkii yüzündendi.

    Þu ahir zamanda can kuþlarý (insanlar, Halk) bir an için olsun birbirinden emin deðildir. Halk nefsani gýdalar yüzünden birbirine düþmüþlerdir.

    Allah güzeldir, güzelliði sever.

    Güzel ve iyi suret/sekil, bil ki kötü huyla beraber olunca bir kalp akçe bile etmez! Çirkin ve hakir sureti olan huyu güzel olursa, ona kurban ol!

    Bu dünyada gördüðün bütün bu güzellikler, hoþluklar, ulu bir deryadan sýzýp gelmektedir. Sen cüz'ü býrak da külle doðru yüzü cevir!

    Güzeller, Allah'ýn güzelliðinin aynasýdýr. Onlara gönül vermek, Hakk'ý istemenin, Hakk'ý aramanýn yankýsýdýr.

    Ýnsanýn gözü neyi görürse, deðeri o kadardýr.

    Sende, senden baþka bir "sen" gizlidir. Ne olduðunu anlayan, gerçek varlýðý görebilen kiþiye kul, kurban olayým ben.


    KAYNAK: Konularýna Göre Derlenmiþ; MEVLANA'DAN DÜÞÜNDÜREN SÖZLERÝ, Yayýna Hazýrlayan: Þaban Karaköse, Yakamoz Yayýnlarý, Ýstanbul 2007
    Düşünce Kahvesi: Mevlana Rumiden (VII)
  • Düşünce Kahvesi: Müzik Pınarı (IV)
  • Cihat Askin/Erkan Ogur - Selanik Türküsü...

    Rated Nov 13 2008 1 review music, turkce, muzik imeem.com

    beautiful music for a beautiful folk song...
     Cihat Askin/Erkan Ogur - Selanik Türküsü - Free MP3 Stream on IMEEM Music
  • Düşünce Kahvesi: Kitap: "KuÅŸların Sessiz BilgeliÄŸi"

    Rated Oct 30 2008 1 review turkce, kitap, edebiyat dusuncekahvesi.net



    Kuşların Sessiz Bilgeliği
    Feridettun Attar
    Çeviren: Hasan Karaca
    Arkhe Yayınları, İstanbul, 2008

    Arka Kapaktan...

    Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve herşeyi bilirmiş...Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında herşey ters gittikçe onlarda Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.

    Derken birgün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardim istemeye karar vermişler. Ancak Simur'gun yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dagi'nin tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş.

    Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp. Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş. Kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış. Baykuş, yıkıntılarını özlemiş. Balıkçıl kuşu bataklığını. Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.

    Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen altıncı vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu yedinci vadi "yokoluşta" bütün kuşlar umutlarını yitirmiş...Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış. Simurg'un yuvasını bulunca öğrenmişler ki; "SIMURG ANKA - Otuz Kuş" demekmiş. Onların hepsi Simurg'muş.

    Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.

    Şimdi gökyüzünde uçmak zamanıdır.
    Düşünce Kahvesi: Kitap: